Tüp Bebek Tedavisi

Bu sayfamızda tüp bebek tedavisi ile ilgili tüm sorularınıza cevap bulabileceksiniz. Tüp bebek tedavisi ile ilgili burada bulamadığınız sorularınıza cevap bulmak için bize sayfamızdan mesaj yazabilirsiniz. Sorunuz en kısa sürede sayfaya eklenecektir. Tüp bebek tedavisi için sizleri de kliniğimize bekliyoruz. Ankara tüp bebek fiyatları 2020 detayları için bizi mutlaka arayınız.

İn vitro fertilizasyon (IVF) yani tüp bebek nedir?

IVF yani tüp bebek yardımcı üreme teknolojisinin en yeni ve en başarılı şeklidir. Erkek ve kadın infertilitesinde yani kısırlık durumunda doğurganlığa yardımcı olmak için kullanılır. IVF sırasında, genelde ilaç kullanılarak geliştirilen yumurtalar olgunlaştığında yumurtalıklardan toplanır ve laboratuvar ortamında eşten alınan spermle döllenir. Normalde döllenme vücut içinde olurken, tüp bebekte laboratuvar ortamında olur. Bu nedenle “in vitro fertilizasyon” denir. Daha sonra oluşan embriyolar belli bir büyüklüğe geldiğinde rahme yerleştirilir.

Tüp bebek tedavisi kaç gün sürer?

Tüp bebek tedavisinin süresi uygulanacak protokole göre değişmekle beraber yaklaşık 15-20 gün sürer. Bazen bu süreç farklı protokollere göre 2-3 ayı kapsayan ilaç tedavileri nedeniyle uzayabilir.

Tüp bebek tedavisi kimlere yapılır?

Çiftlerin bir yıllık süre içerisinde çocuk istemeleri ve korunma yöntemi kullanmamalarına rağmen gebeliğin olmaması durumuna infertilite denir. Tüp bebek tedavisi çocuk sahibi olamayan infertil çiftlerde, diğer yöntemler (aşılama, yumurta geliştirme vs) başarısız olduğu takdirde ya da hasta için uygun değilse kullanılır. Özellikle 40 yaş ve üzerindeki kadınlarda birincil tedavi olarak tüp bebek önerilir. Bunun dışında sebebi bilinmeyen infertilitede,  tüpü hasarlı veya tıkalı olanlarda, tüpleri bağlanmış olanlarda, yumurtlama bozukluğu olanlarda, yumurtalık rezervi düşük olanlarda, endometriozis gibi bazı kadın hastalıklarında, erkekte sperm sayı-hareket yada şekil bozukluklarında veya menide hiç sperm olmaması durumlarında kullanılır.

Bazen çiftlerde gebe kalma sorunu olmaz ama genetik bir bozukluk nedeniyle sağlıklı çocuk sahibi olamazlar. Bu durumda da tüp bebek yapılarak elde edilen embriyolara genetik test uygulanır. Genetik hastalık taşımayan embriyolar seçilerek rahme yerleştirilir ve sağlıklı bebek elde edilmeye çalışılır.

Kanser veya başka ciddi sağlık sorunları nedeniyle doğurganlığa zarar verebilecek cerrahi, radyasyon veya kemoterapi alması gereken hastalarda doğurganlığın korunması için tüp bebek bir seçenek olabilir. Uygun hastalarda kanser tedavisine başlanmadan önce, yumurtalıklar uyarılarak oluşan yumurtalar toplanır. Evli hastalarda eşinden alınan spermle döllenir ve kanser tedavisi bittikten sonra transfer edilmek üzere dondurularak saklanır. Evli olmayanlarda ise yumurta dondurulur. Aynı şekilde erkeklerde de sperm dondurularak saklanabilir. Daha sonra gebelik planlandığında kullanılabilir.

Dış gebelik geçirenler infertilite tedavisine ne kadar ara vermelidir?

Dış gebelik olan hastalarda tedavi bittikten sonra, yani hcg negatifleştikten sonra 1 ay beklenip, tedaviye devam edilebilir. Bu kabaca 3 ay (3 adet gördükten sonra) gebelik tekrar denenebilir veya tedavi başlanabilir anlamına gelir. Dış gebelik ameliyatı yapılmışsa kapalı ameliyatsa (laparoskopi ) 3 ay bekleme süresi yeterli olur. Açık ameliyatlarda bu süre ortalama 6 aydır.

Tüp bebeğe başlamadan önce hangi testler yapılır?

Tüp bebeğe başlamadan önce, bazı testler ve taramalar yapılır. Bunlar hastaya göre değişmekle beraber genelde kadında yumurta miktarını ve kalitesini belirlemek için yumurtalık rezerv testleri, hormon testleri istenir. Ultrasonla rahim ve yumurtalıklar değerlendirilir. Bu sonuçlara bakılarak yumurtalıkların, tüp bebek ilacına vereceği cevap tahmin edilerek, ona göre tedavi planlanır. Erkeklerden ise semen analizi yapılarak, tüp bebek için yeterli sperm olup olmadığı kontrol edilir. Bunların haricinde bazı bulaşıcı hastalıkların olup olmadığına yönelik tetkikler ve hastaların özel durumlarına göre değişen testler istenebilir.  

Her kadına tüp bebek tedavisi yapılabilir mi?

Hayır, her kadın tüp bebek tedavisi için uygun olmayabilir. Tüp bebek tedavisinin yapılabilmesi için öncelikle kadının gebeliği taşıyacak kadar sağlık durumunun iyi olması, önemli bir hastalığının olmaması gerekir. Yani tıbben gebe kalmasında sakınca olmayan her hasta, başka şekilde çocuk sahibi olamıyorsa tüp bebek tedavisi için adaydır.

Bunun dışında tedavinin yapılabilmesi için çiftlerin nikahlı yani evli olması gerekir. Bu koşullar sağlandıktan sonra eşler tüp bebek tedavisine uygun olup olmadıkları bakımından değerlendirilir. Kadında yumurta ve gebeliği taşıyabilecek bir rahim varsa, erkekten de sperm elde edilebiliyorsa tüp bebek tedavisi uygulanabilir.

Tüp bebek tedavisi kimlere yapılmaz?

Kadının sağlık durumu tıbben gebeliği taşıyamayacak derecede kötüyse (kalp hastası gibi) ve gebe kalmasına izin verilmiyorsa, bu durumda tüp bebek yapılmaz.

Bekar veya dul olanlara tüp bebek uygulanmaz. Sadece özel nedenlerden dolayı (kanser tedavisi vb) bu hastalarda yumurta veya sperm dondurma yapılabilir, tüp bebek yapılmaz.

Yaşı ileri, menopoza girmiş olan kadınlar, rahmi alınmış veya doğuştan olmayan kadınlara tüp bebek tedavisi yapılmaz. Yumurta elde edilemeyecek derecede yumurtalık rezervi az olan, yumurtalığı olmayan veya ameliyatla alınmış olan, yumurtalarında genetik anormallik olan kadınlarda sağlıklı embriyo elde etme şansı yok denecek kadar azdır. Bu nedenle bunlar tüp bebek tedavisi için uygun değildir. Bunların dışında erkekte hiç sperm yoksa, cerrahi olarak testislerden sperm elde edilemediyse, bu çiftlere tüp bebek tedavisi yapılmaz.

Tüp bebek tedavisine ne zaman başlanır?

Tüp bebek tedavisine henüz karar verilmemiş ise öncelikle bununla ilgili testlerin eşlerden yapılması ve tüp bebek için uygun olup olmadıklarına bakılması gerekir. Bunun için hem adetli dönemde hem de adetsizken yapılacak testler vardır. Bu nedenle ilk başvuru kadının adet gününden bağımsız olarak herhangi bir zamanda yapılabilir. İlk görüşmede kadın ve erkeğin özgeçmişi, varsa kısırlıkla ilgili yapılan testleri ve daha önce aldığı tedaviler detaylı olarak değerlendirilir. Bu başvuruyu çiftlerin birlikte yapması uygun olur.

Eğer tüp bebek tedavisi için karar verilmiş ve tedavi başlanacaksa, tüm tetkikler tamamlanmışsa, standart tedavi için adetin 2-3. günü yumurta geliştirici iğneler verilerek tedaviye başlanır. Bu arada farklı protokoller olduğu unutulmamalıdır. Bazı tedavi protokollerinde adet görmeden 1 hafta önce, bazılarında birkaç ay önceden yumurtalıkların tüp bebek tedavisine hazırlanması için farklı ilaçlar kullanılması gerekebilir.

İnfertilite nedeniyle başvuranlarda hangi testler yapılır?

Kısırlık araştırması için hem kadından, hem de erkekten yapılan testler vardır. Başlangıç aşamasında yapılan standart testler şunlardır:

– Erkekte sperm testi

– Kadında yumurtlama durumunun ve yumurtalık rezervinin araştırılmasına yönelik kan (hormon) testleri ve ultrason

– Kadında tüplerin açık olup olmadığının ve rahim içinin değerlendirilmesi için HSG (rahim filmi) çekilir.

– Genel sağlık durumunu gösteren bazı kan ve enfeksiyon testleri

HSG (ilaçlı rahim filmi) nedir? Kimlere yapılır?

HSG, ince bir kateter aracılığıyla rahim ağzından girilip, rahim içine kontrast madde vererek, rahmin iç konturlarının ve tüplerin değerlendirilmesini sağlayan bir işlemdir. Hem rahim anormalliklerini, hem de tüplerin açık olup olmadığını gösterir. İnfertil çiftlerin değerlendirilmesi için yapılan testlerden biridir.

Rahim filmi ağrılı mıdır?

Rahim filminde hafif adet sancısı gibi ağrı ve kramp olabilir. İşlemden 1 saat önce doktorun önereceği bir ağrı kesici almak ağrıyı azaltır. Bazı ağrı eşiği düşük hastalarda gerekirse anestezi altında rahim filmi çekilebilir.

Tüp bebek tedavisi alacak olanlarda ilaçlı rahim filmi  (HSG) çekilmesi gerekli midir?

Çoğu hastada tüp bebek aşamaları gelmeden önce infertilite nedeni araştırılırken rahim filmi (HSG) çekilmiş olur. Ancak henüz HSG çekilmemiş, direkt tüp bebek tedavisi planlanan kadınlarda (eşinde sperm sayısı, hareketliliği ve morfolojisi çok düşükse, yada cerrahi olarak sperm elde ediliyorsa) ultrasonda herhangi bir anormallik yoksa ilaçlı rahim filmi çekilmesine, tüplerin açık olup olmadığının kontrol edilmesine gerek yoktur.

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçların dozu neye göre belirlenmektedir?

Tüp bebek ilaçları dozu kişiye özel belirlenir. Kullanılacak ilaçlar ve dozları, uygulanacak protokol hastanın yaşına, kilosuna, yumurtalık rezervine ve daha önceki tedavilere verdiği cevaba göre belirlenir.

Tüp bebek tedavisi olurken izin kullanmalı mıyım?

Tedavi sürecinde çalışan kadının işinden sürekli izin almasına gerek yoktur. Yumurta gelişiminin takibi için bakılan ultrason ve kan testleri çok kısa sürede yapıldığı için öğle arasında 10-15 dakikalık bir zaman bunun için yeterli olacaktır.

Sadece yumurta toplamanın olacağı gün için bir gün izin alınması uygun olur. Yumurta toplama anestezi altında yapıldığı için bu gereklidir. Embriyo transferi sonrası, hastanın ilaçlarını düzenli kullanmak dışında ekstra yapması gereken bir şey olmadığından izin alması gerekmez. Ancak hasta dinlenmesinin iyi olacağını düşünüyorsa, hastanın konforu ve psikolojisi gözetilmeli ve 1 gün dinlenmesi için izin verilmelidir. Özel durumu olan hastalarda farklı uygulamalar olabileceği unutulmamalıdır.

Tüp bebek tedavisinde başarı oranı nedir? Nasıl değerlendirilir?

Tüp bebek tedavisi alan hastalar, genelde kesin çocuk sahibi olacaklarını düşünür ve %100 başarı beklerler. Ancak durum böyle değildir. Tüp bebekte başarı oranı hastadan hastaya değişir. Tüp bebek başarısını etkileyen en önemli faktörler kadının yaşı ve infertilite nedenidir. Örneğin genç hastalarda başka bir ek sorun yoksa, tüp bebek başarısı %50-60’lara kadar çıkar. Yaşı 44-45’i geçmiş kadınlarda ise bu oran %1 ve altına iner.

Ancak genel bir oran verilmesi gerekirse başarıyı değerlendirmede şunlar göz önüne alınır:

-Laboratuvarda döllenme oranı: Bu oran iyi laboratuvarı olan merkezlerde %80’ in üzerindedir.

-Biokimyasal gebelik oranı: Bu kanda gebelik testinin pozitif çıkmasıdır. Bu oran genelde %40-50 civarındadır.

-Klinik gebelik oranı: Bu ultrasonografi ile görülen ve takip edilen gebelik oranıdır. Bu oran %30-40 civarındadır.

– Eve canlı çocuk götürme oranı: Bu oran %30 civarındadır. Bizim için en önemli, gerçek oran budurte

Açıklanamayan infertilite nedir?

Bebek isteyen ve 1 yıl korunmadan düzenli ilişki olmasına rağmen gebe kalamayan çiftlerin %10-15’inde erkek ya da kadında yapılan taramalarda herhangi bir problem saptanamamaktadır. Bu duruma ‘’açıklanamayan infertilite’’ yada “sebebi bilinmeyen infertilite” denir.

Açıklanamayan infertilitede tüp bebek tedavisi başarı oranları nasıldır?

Açıklanamayan infertilite hastalarında yapılan testlerde ve muayenede görünmeyen bazı sorunlar, tüp bebek yapıldığında  laboratuvar aşamasında ortaya çıkmaktadır. Yani yumurta ve sperm hücreleri ile çalışılırken tespit edilmekte ve çözülmeye çalışılmaktadır. Bu hasta grubunda tüp bebek başarısı oldukça yüksektir ancak başarıyı etkileyen diğer faktörler (kadının yaşı ve yumurtalık rezervi vb) de göz önünde bulundurulmalıdır.

Tüp bebek tedavisinde kaç deneme yapılabilir?

Tüp bebekte deneme sayısı sınırlı değildir. Ancak ilk 4 denemeden sonra başarı şansı azalmaktadır. İlk 2 denemede gebelik olmadıysa, bunun nedeni araştırılır ve ona göre tedavi şekillendirilir. Tüm bunlara rağmen ilk 4 denemede gebelik olmadıysa bundan sonraki denemelerin sayısı önemli olmaksızın, her deneme için hasta yaşı da göz önünde bulundurularak %1-5 oranında ek gebelik şansı verilebilir.

Tüp bebek tedavisinde başarısız olunduğunda ne yapılmalıdır?

2-3 denemeye rağmen gebelik elde edilemeyen çiftlerde sonraki tüp bebek uygulamalarına geçmeden önce yeni baştan detaylı inceleme yapılarak başarısızlığa neden olabilecek ek sorunlar olup olmadığı araştırılır. Bunlardan bazıları enfeksiyon, endometriozis, adenomyozis, myom-polip ve tubal tıkanıklık açısından değerlendirme, histeroskopi, laparoskopi, preimplantasyon genetik tanı (embriyo transferi öncesi genetik araştırma), co-culture ( laboratuar ortamında suni ana rahimi oluşturulması), sperm seçim yöntemlerinin değiştirilmesi gibi ek uygulamalardır. Yeni yöntemler olarak PRP (halk arasında gençlik aşısı olarak bilinir) ve kök hücre uygulamaları yapılabilir. Ancak bu yöntemler yeni kullanıma girdiği için başarıyı anlamlı oranda artırdığına dair yeterli kanıt henüz yoktur.

Miyomlar veya polipler tüp bebek tedavisini olumsuz etkiler mi?

Polipler ve rahim içine yerleşmiş miyomlar tüp bebek tedavisini olumsuz etkiler. Bunlar hem embriyonun rahme tutunmasını ve yuvalanmasını engelleyebilir hem de erken dönemde gebelik kaybına yol açabilir. Bu nedenle tespit edildikleri takdirde tüp bebeğe başlanmadan önce histeroskopi yöntemiyle alınmaları gerekir.

Rahim duvarındaki veya üstündeki karın içine doğru büyüyen miyomlar sayıca fazlaysa ve büyükse embriyonun tutunmasına engel olabilir. Bunlar da cerrahi olarak tüp bebek tedavisi öncesi çıkarılmalıdır.  

Tüp bebekle oluşan gebelikle doğal yolla oluşan gebelikte kullanılan ilaçlar arasında fark var mıdır?

Tüp bebek tedavisiyle oluşan gebeliklerde doğal yolla oluşan gebeliklerden farklı olarak erken dönemde bebeğin rahme tutunmasını destekleyen ilaçların kullanılması gerekir. Bu ilaçların aynı zamanda erken düşükleri engellemek için kullanılır. Bunun dışında zor bir tedavi sonucu gebelik elde edildiği için bu gebeliklerin canlı doğumla sonuçlanmasını sağlamak için kullanılan, hastaya göre değişen tedaviler de vardır. Tüp bebekle oluşan gebeliklerde düşük, erken doğum riski, düşük doğum ağırlığı normal yolla oluşan gebeliklere göre hafif yüksektir. Bu nedenle gebelikte kullanılan ilaçlar diğer normal yolla gebe kalan kadınlardan farklı olabilir.

Tüp bebek tedavisi sonucu doğan bebekle, doğal yolla gelen bebek arasında fark var mıdır?

Hayır, normal yolla elde edilen bebek ile tüp bebek tedavisi sonrası elde edilen bebek arasında herhangi bir fark yoktur. Ama tüp bebekle oluşan gebeliklerde düşük, erken doğum riski, düşük doğum ağırlığı normal yolla oluşan gebeliklere göre hafif yüksektir.

Bunun dışında erkek kaynaklı infertilitede ciddi sperm azlığı veya yokluğu (azospermi) varsa, bu genetik geçişli olabilir. Bu çiftlerin, erkek bebeklerinde  ileriki yaşlarda babaya benzer şekilde sperm üretim sorunları görülebilir. Bu çocuklar ergenliğe girdikten sonra bununla ilgili değerlendirmeden geçebilir.

Tüp bebek ile normal gebelikteki düşük ihtimali aynı mıdır?

Tüp bebekle oluşan gebeliklerde düşük ihtimali daha fazladır. Bunun nedeni tüp bebek tedavisinin etkisi değil, kısırlığa ve tüp bebek tedavisine neden olan diğer tıbbi durumların etkisidir. Tüp bebek sonrası tüm hastalara erken düşükleri engellemek için progesteron içeren ilaçlar verilmektedir.

Tüp bebek tedavisinin aşamaları nelerdir?             

Standart tüp bebek tedavisinin basitçe anlatmak gerekirse 6 aşaması vardır.

  1. Çiftlerin tedavi için uygun olup olmadığının değerlendirilmesi
  2. Yumurtalıkların ilaçla uyarılması ve çok sayıda yumurta geliştirilmesi
  3. Gelişip olgunlaşan yumurtaların toplanması (OPU)
  4. Toplanan yumurtaların eşten alınan spermle laboratuvar ortamında döllenmesi
  5. Döllenmiş yumurtaların bölünme, büyüme ve gelişme açısından takibi
  6. Sağlıklı embriyo ya da embriyoların 2-5 günler arasında transferi

Tüp bebek tedavisinde yumurta geliştirmek için hangi ilaçlar kullanılır?

Tüp bebek tedavisine kullanılan çok çeşitli ilaçlar vardır. İlaç seçimi yapılırken hastanın yaşı, infertilite nedeni, eşinin sperm durumu, bireysel özellikleri, tedavi maliyeti ve başarı oranı dikkate alınarak kişiye özel tedavi planı yapılır. Bu nedenle hastadan hastaya değişen çok farklı tedavi kombinasyonları olabilir. Ama yumurta geliştirmek için sıklıkla kullanılan ilaçlar şunlardır:

  • Haplar: Klomifen, letrazol gibi tablet şeklinde ağızdan alınan bazı ilaçlar tüp bebek tedavisinde yumurta geliştirmek için kullanılabilir. Bunlar genelde bazı özel durumlarda (diğer ilaçlara verilen cevabı arttırmak için, ciddi hormon bozukluğunda,  meme kanseri olanlarda) yumurta geliştirmek için kullanılır.
  • İğne şeklinde yumurta geliştirici ilaçlar (gonadotropinler): Bunlar farklı oranlarda ve miktarlarda FSH hormonu veya FSH+LH hormonu içeren iğnelerdir. Bazıları kalem şeklinde, enjeksiyona hazır formdadır. Bazılarında ise ilacın enjeksiyondan önce hazırlanması gerekir. Enjeksiyon genelde cilt altına yada kas içine yapılır. Bunların kullanımı kolay, eğitim verildiğinde hasta tarafından uygulanabilecek iğnelerdir.
  • Yumurtaların erken çatlamasını engelleyen ilaçlar: Bunlara GnRh agonist ve GnRh antagonistleri denir. GnRh beyinde hipothalamus dediğimiz salgı bezinden belirli aralıklarla salınan, yumurtalık fonksiyonlarını düzenleyen bir hormondur. GnRh agonist ve GnRh antagonistleri gelişen yumurtaların henüz toplama aşamasına gelmeden önce erkenden çatlamalarını engellemek için kullanılır.
  • Çatlatma iğneleri (Human Koryonik Gonadotropin/LH): Çatlatma iğneleri olgunlaşan yumurtaların toplanmasından 35-37 saat önce uygulanır. Bunlar genelde kullanıma hazır enjektöre çekilmiş halde bulunur. Hem cilt altına hem kas içine uygulanabilir.

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçları kilo yapar mı?

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar, hormon seviyelerinde değişiklik yaptığı için vücutta ödeme ve iştah açılmasına neden olabilir. Buna bağlı birkaç kilo alınabilir. Ancak beslenmeye dikkat edilirse bu kilolar kalıcı olmaz. Bunun dışında bu dönemde oluşan psikolojik değişiklikler ve stres yeme alışkanlıklarını değiştirerek kilo alımına neden olabilir.

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar kanser riskini artırır mı?

Hayır, tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçların kanser riskini arttırdığına dair bir kanıt yoktur. Bu konuda birçok araştırma yapılmıştır ve bu ilaçlarla yumurtalık, rahim ve meme kanseri arasında direkt bir ilişki gösterilmemiştir. Ancak geçmişte hormona duyarlı kanser hastası olan kadınlarda tüp bebek tedavisinde standart ilaçlar kullanılmaz, onlara farklı ilaçlarla tüp bebek uygulaması yapılır.

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlarının yan etkileri var mıdır?

Tedavide kullanılan ilaçlar genelde vücutta bulunan doğal hormonların benzerleri olduğu için, sağlıklı herhangi bir hastalığı olmayan kadınlarda belirgin bir yan etki oluşturmaz. İğne yapılan yerlerde kaşıntı, kızarıklık, hafif ağrı, yanma ve ufak morluklar olabilir. Tedavi esnasında oluşan hormonal değişiklikler göğüslerde hassasiyet, sıcak basması, duygu-durum değişiklikleri, kasık ağrısı- şişkinlik, kabızlık, sık idrara çıkmaya neden olabilir. Bunlar tedavi bittikten sonra normale döner. Gebelik oluşması halinde bir süre devam edebilir.

Tüp bebek tedavisi sonucunda yumurtalık rezervi biter mi?

Herhangi bir ilaç kullanmayan normal bir kadında, doğal döngünün bir parçası olarak adet başlamadan önceki hafta içinde bir sonraki dönemde büyüyecek yumurtalar seçilir. Her ay yaklaşık 100 yumurta bu şekilde seçilerek gelişmeye başlar. Bunlardan en kaliteli olan 1-2 tanesi büyümesini tamamlar ve onlar yumurtlamayla atılır. Kalan diğer yumurtalar programlanmış bir şekilde ölür, vücutta bulgu vermeden yok edilir, kaybolur. Eğer atılan yumurta döllenirse gebelik olur. Döllenmezse adet başlar ve aynı döngü menopoza kadar devam eder.

Tüp bebek tedavisinde geliştirilen yumurtalar o ay için zaten hazırlanan, atılacak olan yumurtalardır. Bunların ilaçlar kullanılarak geliştirilmesi, yumurtalık rezervini azaltmaz. Öte yandan, yumurtalıklar anne karnında daha embriyo döneminde oluşmaya başlar ve yeni doğmuş bir kız bebekte 1 milyon civarında yumurta bulunur.  Yumurta sayısı zamanla azalır, ergenliğe girmiş bir kız çocuğunda yaklaşık 400-500 bin yumurta bulunur. Bu yumurtalardan tüm üreme dönemi boyunca sadece 400-450 tanesi kullanılır, geri kalanlar apoptozise (programlanmış hücre ölümü) uğrayarak yok olur. Tüp bebek tedavisinde bu apoptozise uğrayan yumurtalar geliştirilerek gebelik elde etmek için kullanılır.

Tüp bebek tedavisi erken menopoza neden olur mu?

Hayır, tüp bebek tedavisi erken menopoza neden olmaz. Herhangi bir ilaç kullanmayan normal bir kadında, doğal döngünün bir parçası olarak her ay yaklaşık 100 yumurta seçilerek gelişmeye başlar. Bunlardan en kaliteli olan 1-2 tanesi büyümesini tamamlar ve onlar yumurtlamayla atılır. Kalan diğer yumurtalar programlanmış bir şekilde ölür, vücutta bulgu vermeden yok edilir, kaybolur. Eğer atılan yumurta döllenirse gebelik olur. Döllenmezse adet başlar ve aynı döngü menopoza kadar devam eder. Tüp bebek tedavisinde geliştirilen yumurtalar o ay için hazırlanan, zaten atılacak olan yumurtalardır. Bunların ilaçlar kullanılarak geliştirilmesi, yumurtalık rezervini azaltmaz. Dolayısıyla erken menopoza neden olmaz. Kadınlarda menopoz zamanını, genetik yapı ve doğuştan belli olan yumurtalık rezervi belirler.  

Tüp bebek tedavisi için yaş sınırı var mıdır?

Yumurtalık rezervi tükenmemiş, bitmemiş her kadın, eşinde 1 tane bile sperm varsa tüp bebek tedavisi alabilir. Ancak yaş ilerledikçe hem yumurta sayısı hem de yumurta kalitesi düşer. Bu nedenle özellikle 38 yaşından sonra gebelik oranları düşer. Yumurta olsa bile 40 yaşından sonra gebelik şansı %10-15, 45 yaşından sonra ise %1 – %5 civarındadır. Gebelik isteyen kadınların bu riskli yaşlara gelmeden tedavi almaları, gereken tedaviyi ertelememeleri başarıyı arttıran en önemli faktörlerden biridir.

Tüp bebekte toplanan her yumurtadan embriyo olur mu?

Maalesef hayır. Çünkü toplanan yumurtaların bir kısmı anormal ve olgunlaşmamış yumurtalardır. Bunlar ayrıldıktan sonra kalan sağlıklı olanlar, eşten alınan spermlerle döllenir. Sonrasında büyüme, bölünme gösterenler embriyo haline gelir. Büyümeyenler, bölünmeyenler yada gelişimin herhangi bir aşamasında duraklama gösterenler sağlıksız olduğu için iyi kalite embriyo oluşturmaz. Yani her yumurtadan embriyo gelişmez. Bu nedenle sağlıklı yumurta ve sperm sayısına göre embriyo sayısı değişir. Genelde toplanan yumurtaların ½’si ya da 1/3’ü kadar embriyo gelişir.

Myomların olması yumurtalık rezervini azaltır mı?

Hayır, myomlar rahimde bulunur, yumurtalıklar ile miyomun bulunduğu yer birbirinden ayrıdır. Bu nedenle myom varlığı yumurta rezervini azaltmaz.

Tüp bebek tedavisi esnasında saç boyatılabilir mi?

İdeal olan, tedavi süresinde kimyasallara maruz kalmaktan kaçınmaktır. Ancak saç boyaları genelde aşırı kimyasal içermediği için tedavi esnasında çok gerekli görüyorsanız saçınızı boyayabilirsiniz. Sadece organik bazlı, amonyak içermeyen saç boyaları tercih edilmelidir. Boyama esnasında eldiven kullanmak, boyayı önerilenden daha fazla saçta tutmamak, sınırlı bir alana uygulamak ciltten kimyasal emilimini azaltır.

Tüp bebek tedavisi sonrası ve tedavi sırasında yolculuk yapılabilir mi?

Tedavi esnasında ve embriyo transferi sonrasında araç ve uçak yolculuğu yapmanızın bir sakıncası yoktur.

Tüp bebek tedavisi sonrası artan embriyolara ne oluyor?

Tüp bebek tedavisinde her seferinde rahme 1 veya 2 embriyo yerleştirilir. Çok sayıda sağlıklı embriyosu olan çiftlerlerde onam alınarak, kalan embriyolar ileride kullanılmak üzere dondurulur. Dondurulmuş embriyolar 5 seneye kadar saklanır. Tedavisi sonrası gebelik oluşmayan çiftlerde bu embriyolar çözdürülerek transfer yapılır.  Gebelik oluştuğunda ise, çift ileride tekrar çocuk sahibi olmayı isteğinde hazırda bulunan dondurulmuş embriyolar çözdürülerek kullanılır. Donmuş embriyo transferi ile ilk yapılan transfer arasında gebelik oranları açısından bir fark yoktur.

Tüp bebek tedavisi sonrası gebelik testi ne zaman ve nasıl yapılır?

Tüp bebek tedavisinde genelde yumurta toplandıktan 15 gün sonra gebelik testi yapılır. Bu embriyo transferinden 10-12 gün sonraya denk gelir. Kanda gebelik testi hem hassas hem de en doğru sonucu verir. Bu nedenle kanda gebelik testi yani beta-HCG yapılır.

Tüp bebek tedavisi sonrası idrarda gebelik testi yapılabilir mi?

İdrarda yapılan gebelik testlerinin hassasiyeti düşüktür. Bu nedenle erken gebelikte yanlış negatif sonuç  verebilir. Ayrıca HCG değerinin normal artışını takip ederek gebeliğin sağlıklı olup olmadığına karar verilir. İdrar testinde sadece görsel olarak bir sonuç elde edildiğinden değerdeki yükselme takip edilemez.

Tüp bebek sonrası oluşan gebelik ne zaman ultrasonda görülür?

Kanda gebelik testinin pozitif çıkması kimyasal gebelik olduğunu gösterir. 2 gün arayla yapılan kan testinde HCG değerinin kabaca 2 kat artması gebeliğin sağlıklı olduğunun bir işaretidir. HCG değeri yaklaşık 1500-2000 civarına ulaştığında gebelik ultrasonda görülebilecek boyutlara gelmiş olur. Bu ultrason karından veya vajinal yoldan bakılabilir.

Çiftlerde sorun bulunamazsa ve infertilite varsa nasıl bir yol izlenir?

İnfertil çiftlerin yaklaşık %10-15’inde açıklanamayan infertilite durumu vardır. Yani çiftlerin yapılan test ve taramalarının normal olmasına rağmen, gebelik oluşmamaktadır. Bu grup hastalarda önce aşılama yani intauterin inseminasyon tedavisi denenir. Aşılama tedavisiyle gebelik elde edilemezse tüp bebek tedavisine geçilir. Bu hasta grubunda tüp bebek tedavisiyle gebelik elde etme oranı yüksektir. Bazen sorunun ne olduğu tüp bebek tedavisi esnasında ortaya çıkar. Yumurta kalitesindeki sorunlar, genetik anormallikler, döllenme problemleri ancak yumurtalar toplandıktan sonra ve mikroenjeksiyon işlemi esnasında veya sonrasında embriyo takibinde ortaya çıkar.

Tüp bebek tedavisi uygulanacak çiftlerin özel bir diyet uygulanması gerekir mi?

Tüp bebek tedavisi alacak çiftlerin, eğer bir sağlık sorunları yoksa özel bir diyet uygulamasına gerek yoktur. İdeal kiloda olmak tedavi başarısını arttıracağından, kilosu fazla ya da az olan hastalarda buna uygun bir beslenme planı yapılmalıdır. Sigara-alkol alışkanlığı olanlar derhal bırakmalıdır. Tüm gebelik planlayanlara önerildiği gibi organik, sağlıklı ve dengeli beslenmek, sağlıklı embriyolar elde etmek için önemlidir. Paketlenmiş, işlenmiş hazır gıdalar tüketilmemeli, sağlıklı ev yapımı ürünler tercih edilmelidir. Asitli, kolalı içeceklerden uzak durulmalıdır. Çay, kahve ve kafeinli içecek tüketimi azaltılmalıdır. Çiğ etten yapılan şeyler (salam, sosis, etli çiğ köfte, suşi vb), derin deniz balıkları-kabuklu deniz ürünleri tüketilmemelidir. Günlük 2-3 lt su tüketilmelidir. Düzenli olarak proteinden zengin gıdalar, çeşitli ve renkli sebze ve meyvelerin tüketimine dikkat edilmelidir. Özellikle koyu renkli sebzeler, kırmızı-mor renkli sebze ve meyveler antioksidan açısından zengindir. Bunlar düzenli olarak diyete uygun şekilde alınmalıdır. Günlük kuruyemiş tüketimi de (fındık, ceviz, badem vb) önemlidir. Burada dikkat edilmesi gereken diğer nokta, doğru ve dengeli beslenme sadece anne adayı için değil, baba adayı için de önemlidir. Sonuçta sağlıklı embriyo için sağlıklı yumurta ve sağlıklı sperm olması gerekir.  

Tüp bebek tedavisine başlamadan önce yapılan testler için özel bir gün var mıdır?

Kadınlarda hormonal değerlendirme adet döngüsünün belli zamanlarında yapılır. Bazı hormon testleri (FSH, LH, östrojen, prolaktin vb) adetin 2- 3 gününde sabah aç karna yapılır. Progesteron ise beklenen adet zamanından 1 hafta önce veya adetin 21. günü yapılır. Bunun dışındaki testler için özel bir gün yoktur. Sadece bazıları için aç olmanız gerekebilir.

Yumurtalık rezervini tespit etmek için AMH (anti müllerien hormon) testi ne zaman yapılır?

AMH (Anti Müllerien Hormon) testi, yumurtalık rezervini görmek için yapılan bir kan testidir. Testin yapılması için özel bir zaman aralığı yoktur, açlık gerekmez. İlaç veya doğum kontrol haplarından etkilenmediği için, bu ilaçlar kesilmeden test yapılabilir. Test sonucu uzman bir hekim tarafından ultrason eşliğinde yumurta rezervi kontrol edildikten sonra yorumlanır, tek başına değerlendirilmez.  

Endometriozis veya çikolata kisti olan kadınlar çocuk istiyorlarsa ne yapmalıdır?

Endometriozis olan hastalarda adet sancısı, ilişkide ağrı, düşük yumurtalık rezervi ve infertilite sorunu sık görülür. Bu nedenle endometriozis hastalarının vakit kaybetmeden bir uzmana görünmesi, yumurtalık rezervi açısından değerlendirilmesi, gebelik istiyorsa sonuçlara göre yönlendirilmesi gerekir. İnfertil hastalar gecikmeden tedavi almalıdır.

Tüp bebek tedavisi için uygun olmayan ya da tedaviye rağmen gebelik olmayan çiftler nasıl çocuk sahibi olabilir?

Bazı durumlarda çiftlerin tüp bebek yöntemiyle bebek sahibi olması günümüz koşullarında mümkün olmaz. Örneğin kadında hiç yumurta yoksa (menopozdaysa) ya da erkekte hiç sperm bulunamazsa, kadının rahmi yoksa ya da alınmışsa, tüp bebek uygulaması yapılmaz. Böyle durumlarda evlatlık edinme alternatif olarak aileye sunulabilir.

Bu arada unutulmaması gereken bir nokta da sağlık alanında baş döndürücü hızda yenilikler ve teknolojik gelişmelerin yaşandığıdır. Kök hücre çalışmaları, rahim nakli gibi yeni tedavi yöntemleri henüz deneysel bile olsa bu tip hasta grupları için umut verici olabilir. Günümüz koşullarında çözümü mümkün olmayan bazı sorunların gelecekte, belki yakın bir zamanda yeni yöntemler kullanılarak tedavi edilebileceği akıldan çıkarılmamalıdır.

Tüp bebek ve mikroenjeksiyon nedir? Farkları nelerdir?

Laboratuvar ortamında sperm hücresi ile yumurta hücresinin bir araya getirilerek döllenmenin gerçekleşmesi işlemine “tüp bebek yöntemi” denir. Tüp bebekte yumurtanın yakınına bırakılan spermler, kendi hareketleriyle yumurtanın dış zarını delerek yumurta içine girer ve döllenmeyi gerçekleştirir.

Mikroenjeksiyon tekniğinde ise ileri düzey özel bir mikroskop kullanılarak, tek tek seçilmiş kaliteli sperm hücreleri, birer birer yumurta hücrelerinin içine ince bir iğneyle yerleştirilir ve döllenme oluşması sağlanır. Bu nedenle özellikle erkek kaynaklı infertilitede (şiddetli oligospermi-azospermi gibi durumlarda) mikroenjeksiyon yöntemi tüp bebek yöntemine göre döllenme ve gebelik elde etme anlamında daha başarılıdır.

Kadınlarda doğurganlığı etkileyen faktörler nelerdir?

Genetik faktörler, yaş, sistemik hastalıklar, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, anatomik bozukluklar, endometriozis, adenomyozis, polip, myom gibi kadın hastalıkları, aşırı kilo ve insülin direnci varlığı, sigara-alkol-aşırı kafein tüketimi ve stres doğurganlığı etkileyen faktörlerden bazılarıdır.

Tüp bebekte başarıyı etkileyen faktörler nelerdir?

Kadının yaşı, yumurtalık rezervi ve yumurta kalitesi, stres, ideal kiloda olmak, jinekolojik sorunların varlığı (myom, enfeksiyon, rahim anormallikleri, endometriozis, tüplerde sıvı toplanması gibi), sperm sayı ve kalitesi, sigara ve alkol kullanımı, rahim iç zarının embriyonun yuvalanmasına yetecek şekilde olması, çiftin genetik problemleri gibi etmenler tüp bebek tedavisinde başarıyı etkileyen faktörlerden bazılarıdır.

İki tüp bebek denemesi arasında ne kadar ara vermek gerekir?

İlk tüp bebek denemesi sonrası Beta-HCG sonucu negatif gelmişse kadının adet görmesi beklenir. Adet sonrası genelde 1 ay ara verilip sonraki görülen adette tedaviye tekrar başlanabilir. Ancak bazı hastalarda durum daha fazla ara vermeyi gerektirebilir. Burada ne kadar ara verileceğine takibi yapan karar verir.

Yumurta toplama işlemi (OPU) nasıl yapılır?

Yumurta toplama işlemi genellikle damardan verilen hafif anestezi (sedasyon) altında yapılır. İşlemden önce vajina temizlenir ve vajinal ultrasonografi yapılarak yumurtalıklar ve gelişen yumurtalar kontrol edilir. Çok ince bir iğneyle vajinadan girilerek ultrason eşliğinde folikulllerin içindeki sıvılar aspire edilir. Bunlar tüplerin içinde embriyoloğa gönderilir. Embriyolog mikroskop altında yumurta hücrelerini sıvının içinden toplar. İşlem yaklaşık 10-15 dakika sürer. İşlem sonrasında hasta 1-2 saat gözlemde kaldıktan sonra taburcu edilir.

Yumurta toplama işlemi sonrası kanama olması normal mi?

Evet, yumurta toplama ince bir iğneyle vajinadan girilerek yapıldığı için, iğnenin deldiği yerlerden leke şeklinde kanama olabilir. Bu normaldir. Endişelenmeye gerek yoktur.

Embriyo transferi sonrası kanama olabilir mi?

Evet, embriyo transferi sonrası lekelenme şeklinde vajinal kanama olabilir. Bunun 2 nedeni vardır. Nedenlerden biri embriyo transferi sırasında kateterin değdiği yerde oluşan mikrotravmadır. Diğer nedeni ise halk arasında “üstüne görme” diye bilinen yerleşme kanamasıdır. Embriyo rahme tutunduğu yerde minik bir alanda zedelenmeye neden olur ve buna bağlı birkaç gün süren lekelenme şeklinde kanama olabilir.

Dondurulmuş embriyo transferi ile taze transfer arasında gebelik oranları açısından fark var mıdır?

Dondurulmuş embriyo transferi ile taze transfer arasında gebelik oranı açısından bir fark yoktur. Hatta bazı hastalarda (genelde PKOS) dondurulmuş embriyo transferi ile gebelik oranları daha yüksektir.

İleri yaştaki kadınlarda tüp bebek tedavisinde yumurta kalitesini artırmak için uygulanan bir yöntem var mı?

İleri yaştaki kadınlarda yumurtalık rezervi ve yumurta kalitesinin azalması nedeniyle döllenme ve gebelik şansı düşüktür. Bu tip hastalarda yumurta kalitesini arttırmak için kullanılan hormon içeren ilaçlar, multivitaminler, antioksidanlar, PRP tedavileri vardır. Bunların bazı hastalarda faydası olduğu görülmüşse de genel olarak hangi hasta grubunda etkili olduğu net değildir. Bu tip tedaviler bilgilendirme yapılarak uygun hastalar da kullanılabilir. Ancak bunların deneysel olduğu akıldan çıkarılmamalıdır.

Tüp bebek tedavisi sırasında çiftlerin yaşantılarında bir değişiklik yapması gerekir mi?

Hayır, çiftler normal iş ve sosyal hayatına devam edilebilir. Sağlıklı beslenmeye dikkat edilmeli, sigara-alkol varsa bırakılmalıdır. Bunun dışında yumurta toplama işlemi ve embriyo transferi sonrası cinsel ilişkiden ve ağır hareketlerden kaçınmak gerekir. Doktorun önerdiği ilaçlar düzenli ve eksiksiz kullanılmalı, doktora danışılmadan farklı ilaçlar alınmamalıdır.

İlaçsız tüp bebek (IVM) tedavisi yapılabilir mi?

Evet, bazı özel durumlarda tüp bebek tedavisi esnasında ilaç kullanılmaz. Henüz olgunlaşmamış yumurtalar ultrason eşliğinde vajinal yoldan toplanarak, laboratuvar ortamında olgunlaşması beklenir. Buna in vitro maturasyon (IVM) denir. IVM’nin amacı, yumurtaların olgunlaştırılması için kullanılan ilaçlardan zarar görebilecek hastaların tedavilerini, bu ilaçları kullanmadan yapabilmektir. Laboratuvar ortamında olgunlaşan yumurtalar eşten alınan spermlerle döllenir ve elde edilen embriyolar dondurulur. İleriki aylarda rahim gebelik için özel ilaçlarla hazırlandıktan sonra donmuş embriyolar çözdürülerek transfer yapılır. IVM’nin başarısı standart tüp bebeğe göre çok düşüktür. Bu nedenle tercih edilmez.

Adet görmemek menopoza girmenin bir belirtisi midir?

Hayır, değildir. Adet görmemeye neden olan başka sebepler de vardır. Bunların başında polikistik over sendromu gelir. PCOS (polikistik over) olan kadınlarda adet görememe, tüylenme, hormon bozukluğu, gebe kalamama, aşırı kilo vb bulguların bazen hepsi, bazen sadece biri bulunabilir. Yani hastanın tek şikayeti adet görememe yada geç görme olabilir.

Adet göremeyen bir başka hasta grubu beyinden salgılanan, yumurtlamayı düzenleyen hormon seviyesi çok düşük olan (hipogonadotropik hipogonadizm) ve hiperprolaktinemisi olan kadınlardır. Bu ve benzeri pek çok sorun dışında bazen ani ruhsal travmalar, aşırı stres, diyet, aşırı yorgunluk, ağır fiziksel egzersiz gibi durumlarda  geçici adet kesilmeleri görülebilir, bu gibi olaylar menopoz demek değildir. Ancak tam olarak ne olduğunun anlaşılması ve menopozdan ayırıcı tanı yapılması için doktor muayenesi, ultrason ve bazı testler yapılması gerekir.

Menopoz genelde birden, 1 gecede olmaz, bir süreçtir.  Yumurtalık rezervi zamanla azalır. Kritik bir seviyenin altına indiğinde ise adet düzensizliği ve adet görememe başlar. Genellikle 40 yaşından sonra bunlar olur. Beraberinde ateş basması, terleme, ruhsal gerginlik gibi bulguların olması menopozun yaklaştığını gösterir. 1 yıl süreyle hiç adet görmeyen bir kadın, özellikle 40 yaşın üzerinde ve ateş basması-terleme-gerginlik-vajinal kuruluk gibi semptomları varsa öncelikle menopoz düşünülür. Menopoza yakın veya menopozdaki kadınlarda FSH hormonu yükselir. Ultrasonda yumurtalıklarda küçülme ve rezervde azalma gözlenir. Tüm bunlara bakılarak menopoz tanısı konulur. Yani her adet kesilmesi veya düzensizliği menopoz değildir. 

Adet görmeyen bir kadın gebe kalabilir mi?

Adet görmemeye neden olan duruma göre bu değişir. Örneğin adet görmemenin nedeni polikistik over sendromu (PCOS), hormon bozukluğu vb ise, bu kadınlar tedaviyle gebe kalabilir. Ancak menopoz durumunda yumurtalık rezervi bittiği için gebelik ihtimali günümüz koşullarında mümkün değildir. Bu hastalar için kök hücre ve PRP tedavileri yeni yeni deneysel olarak yapılmaya başlanmıştır. Başarısıyla ilgili henüz net bir bilgi yoktur.

PRP (platelet rich plazma) tedavisi nedir? İnfertilitede niçin Kullanılır?

PRP, trombosit denilen kanda pıhtılaşmayı sağlayan kan pulcuklarının konsantre edilmesiyle elde edilen plazmadır. Hastanın kendi kanından alınarak özel yöntemlerle hazırlanır. Bu plazma pek çok büyüme faktörü ve doku iyileşmesini hızlandıran maddeler içerir.

PRP önceleri ortopedide tendonların, bağların, kasların ve eklemlerin iyileşmesini hızlandırmak için kullanılıyordu. Halk arasında “gençlik aşısı” da denen PRP ayrıca estetik işlemlerde de kullanılır.

İnfertilitede kullanımı yakın dönemde başlamıştır. Bu anlamda başlıca 2 kullanım alanı vardır. Bunlardan biri “Yumurtalık gençleştirme tedavisi”dir. Yumurtalık rezervi düşük olan yada erken menopoza girmiş hastalarda kullanılabilir. Başarısı %10-30 arasında değişmektedir.

Diğer kullanım alanı rahim iç zarı (endometrium) ince olan, gelişmeyen kadınlarda, içerdiği büyüme faktörleri kullanılarak endometriumu onarmaktır.

Kök hücre tedavisi nedir? İnfertilitede niçin Kullanılır?

Kök hücreler, kendi kendini yenileyebilen, çoğalabilen ve birçok farklı hücre tipine dönüşebilen hücrelerdir. Bu nedenle pek çok hastalığın tedavisinde, organ yetmezliklerinde, doku onarımı ve yenilenmesi gibi amaçlarla uzun yıllardır kullanılmaktadır.

İnfertilite alanındaki kullanımı ise çok yenidir. Bu nedenle faydası konusunda net bir bilgi vermek şu an için mümkün değildir. Kök hücrenin infertilite alanında başlıca 2 kullanım alanı vardır. Bunlardan biri yumurtalık rezervi düşük olan ya da erken menopoza girmiş hastalarda “Yumurtalık gençleştirme tedavisi” dir. Diğeri ise rahim iç zarı (endometrium) ince olan, gelişmeyen kadınlarda, endometriumu onarma amaçlıdır. İnfertilite tedavisi için kullanılan kök hücreler hastanın kendi yağ dokusundan liposuction yapılarak ya da kemik iliğinden alınır. Kök hücre hastanın kendine ait olduğu için üreme hücrelerinin yenilenmesi yine hastanın kendi hücreleriyle olmuş olur.

Tüp bebek tedavisi riskli midir?

Tüp bebek tedavisine bağlı bazı olası riskler ve yan etkiler vardır. Bunların çoğu hafif ve geçicidir. Kasık ağrısı, kanama, göğüslerde hassasiyet, enjeksiyon yerlerinde hafif ağrı, kızarıklık, morarma olabilir. Bunlar tolere edilebilecek düzeydedir. Nadiren yumurta toplama sonrası enfeksiyon gelişebilir. Bu sorun da antibiyotik kullanılarak düzeltilebilir. Yumurta toplanırken ince iğneyle yumurtalıklar delindiği için kanama olabilir. Bu kanamalar genelde fazla değildir. Kendiliğinden durur. Nadiren kanaması durmayan hastalarda ek müdahale yapmak gerekebilir.

Tüp bebek tedavisinin en önemli riski OHSS dediğimiz özellikle PKOS hastalarında görülen yumurtalıkların aşırı uyarılması sendromudur. Bu durum günümüzde yeni tedavi protokolleri sayesinde çok az görülmektedir.

OHSS (Yumurtalıkların aşırı uyarılması sendromu) nedir?

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar bazen yumurtalıklarda aşırı büyümeye neden olur. Bu durum genelde PKOS olan hastalarda ya da yumurtalık rezervi yüksek hastalarda olur. Yumurtalıklar aşırı uyarıldığında yumurtalıklardan karın boşluğuna sıvı sızması olur. Buna bağlı kan değerlerinde bozulma, karın şişmesi, bulantı-kusma, iştahsızlık, nefes almada güçlük, aşırı kilo alma, idrar yapamama gibi durumlar olur. Bu durum hafifse hasta ayaktan takip edilir. Ama hastada orta-şiddetli OHSS varsa hastaneye yatırılarak takip ve tedavi edilmesi gerekir. Bazı durularda karın boşluğunda biriken sıvının iğneyle alınması gerekebilir.

Tüp bebek hastalarında gebelik haftası nasıl hesaplanır?

Yumurta toplama (OPU) tarihinden 14 gün geriye gidilir ve son adet tarihi olarak belirlenir. Son adet tarihine göre hesaplama yapılır. Ya da embriyo transferinden 14 gün öncesine gidilir, embriyo yaşı (2-5 gün) bulunan tarihten çıkarılır. Elde edilen tarih son adet tarihi olarak belirlenir. Örneğin 20 eylülde 5 günlük embriyo transferi yapıldıysa, 20-14=6, 6-5=1, son adet tarihi 1 eylül olarak alınır.

Yumurta toplama ve embriyo transferi sonrası denize ve havuza girebilir miyim?

Sauna, hamam gibi aşırı sıcak ve nemli ortamlardan uzak durmak gerekir. Gebelik testi yapılana kadar aşırı hareketten kaçınmak, havuza ve denize girmemek uygun olur.

Azospermi nedir?

Erkeğin verdiği semen örneği mikroskop altında incelenerek sperm sayısı, hareketliliği ve morfolojisi değerlendirilir. Bu incelemede hiç sperm görülmeme durumuna azospermi denir. Yani azospermi erkek menisinde hiç sperm bulunmamasıdır.

Azospermi ne sıklıkta görülür?

Tüm toplumdaki erkeklerin %1’inde azospermi  görülür. Kısırlık şikâyeti ile başvuran çiftlerin %5’inde erkekte azospermi bulunur.

Azospermi neden olur?

Azosperminin pek çok nedeni vardır. Bunlardan en sık görülenler şunlardır:

  • Doğuştan kromozomal bozukluklar
  • Klinefelter sendromu
  • Y-kromozomu mikrodelesyonu
  • İnmemiş testis
  • Hipofiz bezi hastalıkları
  • Sertoli cell-only sendromu
  • Testis enfeksiyonları
  • Travma
  • Radyoterapi
  • Kemoterapi
  • Testis torsiyonu
  • Bazı nörolojik hastalıklar
  • Sistemik hastalıklar ve bunların tedavisinde kullanılan ilaçlar
  • Vas deferansın doğuştan olmaması (Kistik fibrosis hastalığı ile birliktedir)
  • Cerrahi
  • Geriye doğru ejekülasyon (retrograd ejekülasyon)

Azospermi tanısı nasıl konur?

Azospermi tanısı semen incelemesi sonrasında konur. Hastadan 2 farklı zamanda yapılan incelemede semen örneğinde hiç sperm görülmemesi tanıyı koydurur. Azospermisi olan hastaların bir üroloji uzmanı tarafından detaylı olarak muayene edilmesi ve bazı kan, hormon, gerekirse genetik testlerin yapılması gerekir.

Azospermi nasıl tedavi edilir?

Azosperminin tedavisi sebebine yönelik olur. Hormon eksikliğine bağlı ise, hormon tedavisi uygulanır. Enfeksiyondan kaynaklanıyorsa tedavi edilir. Geriye ejekülasyonda ilaç tedavisi denenebilir yada mesaneden özel yıkama solüsyonları kullanılarak sperm elde edilebilir. Nörolojik hastalığı olanlarda özel yöntemlerle ejekulasyon sağlanarak sperm elde edilebilir. Ancak çoğu zaman azospermi hastalarında sperm elde etmek için cerrahi yöntemler kullanılır. Testisten veya ona bağlı kanallardan iğneyle aspirasyon yapılarak yada biyopsi alınarak sperm elde edilmeye çalışılır. Elde edilen spermler ileride tüp bebekte kullanılmak üzere dondurularak saklanır, ya da o an için kadına tüp bebek tedavisi başlanmışsa mikroenjeksiyon için kullanılır.

Embriyo transferi sonrası ilaç kullanmak gerekir mi?

Evet, bazı ilaçların kullanılması gerekir. Embriyo transferinden sonra kullanılacak en önemli ilaç progesterondur. Embriyo rahme yerleştirildikten sonra rahme tutunmasını kolaylaştırmak ve erken düşük olmasına engel olmak için progesteron tedavisi verilir. Farklı progesteron içeren ilaçlar ve uygulama yolları vardır. Progesteron  vaginal  uygulanabilir, iğne şeklinde yapılabilir yada ağızdan alınabilir. Vaginal kullanım ve iğne şeklindeki progesteron tedavisi, ağızdan alınan ilaca göre daha etkilidir. Bu nedenle vaginal yada iğne şeklinde olan tedaviler daha çok tercih edilir. Progesteron içeren ilaçların birbirine üstünlüğü yoktur. Ancak kullanılacak ilaca göre doz ayarlaması yapılması gerekir.

Embriyo transferi sonrası progesteron dışında kullanılan başka ilaçlar da vardır. Bunların dozu, içeriği, kullanım süresi hastadan hastaya değişir. Ne tip ilaçların kullanılacağına hastanın o zamanki durumuna bağlı olarak kendi doktoru karar verir.

Embriyo transferi ne zaman yapılır? 3. Gün mü yada 5. Gün mü iyidir? 

Tüp bebek tedavisinde toplanan yumurtalar eşten alınan spermlerle döllenerek embriyolar elde edilir. Embriyolar düzenli takip edilerek büyüme, bölünme ve morfolojilerine göre gelişimleri ve kaliteleri belirlenir. Eğer sağlıklı, kaliteli embriyo sayısı fazlaysa 5. Güne kadar takip yapılır. 5 günlük embriyolarda gebelik oranı %50’ye yakındır. Bu nedenle 5 günlük embriyolardan 1 tanesi rahme yerleştirilir, kalanlar dondurularak gerekirse ileride kullanılmak üzere saklanır.

Ancak embriyo sayısı azsa, kalite çok iyi değilse, 5. Güne gidildiği takdirde elde transfer edecek embriyo kalmayabilir yada çok az kalır. Böyle durumlarda 2-3. Gün embriyo transferi yapılır. 1 veya 2 embriyo yerleştirilir. Kalan sağlıklı embriyolar ileride kullanılmak üzere dondurulur. 

Embriyo transferi nasıl yapılır?

Hasta jinekolojik muayene masasına aynı muayene olacak gibi hazırlanır. Sonra rahim ağzını görmek için spekulum yerleştirilir. Rahim ağzı özel sıvılarla temizlendikten sonra embriyolog tarafından ince bir kateter içine konularak transfer için hazırlanmış embriyolar, kadın doğum uzmanı tarafından ultrason eşliğinde rahmin en uygun bölgesine bırakılır.

Embriyo transferi ağrılı bir işlem midir?

Hayır, embriyo transferi ağrısız bir işlemdir.

Embriyo transferi yapılacak kadın o gün gelirken nelere dikkat edilmelidir?

Embriyo transferi için aç olmaya gerek yoktur. Vaktinde tüp bebek merkezinde transfer için hazır olmalı, gerekirse biraz erken yola çıkılmalıdır. Önerilen ilaçlar düzenli alınmalıdır. Transfer esnasında karından ultrason ile kateterin rahim içinde ilerleyişinin izlenebilmesi için idrara sıkışık olarak gelinmesi gerekir.

Embriyo transferi sonrası rahme tutunma ne zaman gerçekleşir?

Normalde gebeliklerde embriyo 5-7. günler arasında rahme tutunur. Tüp bebekte de embriyo transferi sonrası rahim duvarına tutunma embriyo yaşına bağlı değişmekle beraber 1-5 gün içinde gerçekleşir.

Tüp bebek tedavisinden sonra ne zaman işe başlayabilirsiniz?

Tüp bebek tedavisi sonrası istirahat etmenin gebelik oranlarını arttırmadığı bilimsel olarak gösterilmiştir. Bu nedenle istirahat önerilmemektedir. Embriyo transferi yapıldıktan sonra klinikte 15-30 dakika dinlenmeniz yeterli olacaktır. Transfer sonrası hemen ya da ertesi gün işe başlayabilirsiniz. Ağır ve yüksek efor gerektiren işlerden, uzun mesai saatlerinden ve cinsel ilişkiden bu dönemde gebelik testi yapılana kadar uzak durmalısınız. Gebelik testi yapıldıktan sonra doktorunuz sonrasıyla ilgili sizi bilgilendirecektir.

Embriyo dondurulması nedir? Neden yapılır?

Tüp bebek tedavisi neticesinde yumurtalık rezervi iyi olan hastalarda genelde fazla sayıda embriyo elde edilir. Bu embriyolardan 1 ya da 2 tanesi rahme yerleştirilir. Kalan sağlıklı ve kaliteli embriyolar duruma göre 3. veya 5. gün dondurulur. Dondurulacak embriyoların belirli şartlara sahip olması gereklidir. Kötü kalitede embriyolar dondurulsa bile çözüldükten sonra sağlam kalmayacağı için dondurulmaz.

Embriyo dondurmanın birçok avantajı vardır. Tüp bebek tedavi sonrası gebelik oluşan çiftler, ileride tekrar çocuk sahibi olmayı düşündüklerinde sonraki gebelikleri için dondurulmuş embriyolarını kullanabilirler. Eğer taze tüp bebek uygulamasında gebelik olmazsa, bir sonraki denemede dondurulmuş embriyolar kullanılır. Böylece yumurtalıkları tekrar uyarmadan, yumurta toplama vs gibi işlemlere gerek kalmadan, sadece basit bazı ilaçlar kullanarak rahim embriyo transferi için hazırlanır, tekrar gebelik şansı sağlanabilir. Bu maliyet anlamında daha uygun olur, zaman kaybını ve gereksiz iğne-ilaç-hormon kullanımını azaltır.

Embriyo dondurmanın bir diğer avantajı, evli olan ancak kariyer, iş koşulları, eğitim gibi nedenlerle gebeliği ileri yaşlara ertelemek durumunda olan çiftler için de kullanılabilmesidir. Bu çiftlere tüp bebek uygulaması yapılıp, oluşan embriyolar ileride kullanılmak üzere dondurulabilir.

Dondurulmuş Embriyolar ne kadar saklanabilir?

Embriyolar -196 derecede sıvı nitrojen içerisinde yıllarca saklanabilir. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı, gereksiz yığılma olmaması için embriyoların 5 yıl süre ile dondurarak saklanmasına izin vermektedir. 5 yıl dolduktan sonra embriyolar eğer kullanılmayacaksa anne-babanın birlikte onayları alınarak imha edilir.

Embriyo transferi nasıl yapılır?

Yumurtalar toplanıp eşten alınan spermle döllendikten sonra gelişimleri takip edilir. Embriyolardan güzel bölünen, büyüyen ve morfolojisi iyi olanlar kaliteli embriyo olarak kabul edilir. Embriyolar 3-5 gün takip edildikten sonra, kaliteli olanlar rahim içine yerleştirilmek üzere seçilir. Bunlar ince, yumuşak, özel bir kateterin içine yüklenir. Bu arada hasta jinekolojik muayene masasına hazırlanır. Rahim ağzı temizlendikten sonra ultrason eşliğinde katater rahim ağzından geçirilerek, embriyolar rahim içerisine özenli bir şeklide bırakılır. İşlem sonrası hasta 15-30 dk dinlendikten sonra eve gönderilir. Embriyo transferi anestezi gerektirmez. Aç olmaya gerek yoktur.

Tüp bebek tedavisi sonrası dış gebelik oluşabilir mi?

Dış gebelik embriyonun rahim iç zarına (endometrium) değil, rahim dışında bir yere genelde tüplere yerleşmesidir. Normal yolla oluşan gebeliklerin %2’si dış gebeliktir. Tüp bebek tedavilerinde bu risk biraz daha yüksektir. Bunun nedeni infertiliteye neden olan sorunun aynı zamanda dış gebeliğe de neden olabilmesidir.  

Tüp bebek tedavisiyle bebeğin cinsiyet seçimi yapılabilir mi?

Aslında tüp bebek tedavisi sırasında elde edilen embriyolardan genetik inceleme yapılarak cinsiyet belirlenebilir ve istenen cinsiyete sahip embriyolar rahme yerleştirilebilir. Ancak ülkemizde cinsiyet seçimi yapmak yasaktır. Sadece cinsiyet kromozomlarıyla geçen genetik hastalık taşıyıcısı olan çiftlerde (hemofili gibi), sağlıklı çocuk elde etmek için cinsiyet seçimi yapılmasına izin verilir. Genetik olarak sağlıklı çiftlerde cinsiyet seçimi amacıyla genetik inceleme yapılmasına izin yoktur.

Genetik inceleme (PGT) nedir? Kimlere önerilir?

Preimplantasyon genetik tanı (PGT), çocuklarında ciddi bir genetik hastalık taşıma riski olan çiftlere uygulanan, sağlıklı embriyo seçmeye yönelik bir tanı yöntemidir. Kistik fibrosis, talassemi, metabolik hastalıklar, hatta günümüzde ailevi geçişli kanserler (meme, kolon, yumurtalık kanseri vb) gibi bazı genetik geçişli hastalıkları taşıyan çiftlerde bu yöntem kullanılabilir. Çiftlerden elde edilen embriyolara PGT uygulanarak hastalık taşıyanlar tespit edilerek elenir, sağlıklı olanlar rahme transfer edilir. Böylece sağlıklı bir bebek elde edilmiş olur. Ayrıca yapısal veya sayısal kromozom bozuklukları olanlarda (translokasyon, inversiyon, delesyon vb), genetik sorunlardan kaynaklanan tekrarlayan düşüklerde, ölü doğum ve anomalili bebek nedeniyle sağlıklı çocuk sahibi olamayan çiftlerde bu yöntem kullanılabilir.

PGT bunun dışında doku-organ nakli gereken hastalıklarda (kemik iliği nakli gereken lösemi hastaları gibi) benzer genetik özellikte kardeş elde etmek için de kullanılır. 

Erkekten semen örneği nasıl alınır? Canlı sperm elde etme yöntemleri nelerdir?

Erkekten en kolay sperm elde etme yöntemi mastürbasyon ile menini alınmasıdır. Tüm meninin kaba boşaltılması, dışarı akıtılmaması gerekir. Sperm örneği verileceğinde 2-7 günlük cinsel perhiz olması uygundur. Sürenin daha uzun veya kısa olması sonuçları etkileyebilir. Örnek verildikten sonra sıvılaşması için belli ısıda bekletilmesi gerekir. Bu nedenle semenin incelemenin yapılacağı merkezde verilmesi gerekir.

Menide sperm olmaması, geriye boşalma, ejekulasyon olmaması  vb nedenlerle sperm verememe durumlarında farklı yöntemler uygulanır yada cerrahi yöntemlerle testislerden sperm alınır.

Erkekte sperm sayısı azsa ne yapılır?

Öncelikle bu hastalar beraberinde başka sorunlar olup olmadığının anlaşılması için bir üroloji uzmanı tarafından değerlendirilir. Tespit edilen soruna göre tedavi uygulanır. Sperm sayısında hafif düşük olduğu durumlarda aşılama yapılır. Ancak sayı kritik bir sınırın altındaysa (özellikle 1 milyondan daha düşükse), aşılama tedavisiyle gebelik elde etme ihtimali çok düşüktür. Böyle durumlarda tüp bebek tedavisi yapılır. Tüp bebek uygulamaları için çok az sayıda sağlıklı sperm yeterli olduğundan genelde yetecek kadar sperm bulunur, sorun yaşanmaz. Gerekirse ICSI yöntemi yani mikroenjeksiyon uygulanır. Embriyologlar bu yöntemde en kaliteli spermleri seçerek yumurta içine mikroskop altında enjekte eder ve döllenmeyi sağlarlar.

Erkekte sperm hareketliliği düşükse ne yapılır?

Öncelikle bu hastalar beraberinde başka sorunlar olup olmadığının anlaşılması için bir üroloji uzmanı tarafından değerlendirilir. Probleme yönelik tedavi verilir. Hafif hareket düşüklüğü olan hastalarda aşılama yapılması yeterli olur. Ama sperm hareketinde ciddi azlık varsa veya tamamen hareketsiz ise tüp bebek tedavisi yapılır. Tüp bebek uygulamaları için çok az sayıda hareketli  sperm yeterli olduğundan genelde buna yetecek kadar sperm bulunur, sorun yaşanmaz. Gerekirse ICSI yöntemi yani mikroenjeksiyon uygulanır. Embriyologlar bu yöntemde en uygun yapıdaki spermleri seçerek  yumurta içine mikroskop altında enjekte eder ve döllenmeyi sağlarlar.

Erkekte sperm morfolojisi bozuksa ne yapılır?

Öncelikle bu hastalar beraberinde başka sorunlar olup olmadığının anlaşılması için bir üroloji uzmanı tarafından değerlendirilir. Tüp bebek uygulamaları için çok az sayıda sağlıklı sperm yeterli olduğundan bu hastalarda genelde buna yetecek kadar sperm bulunur, sorun yaşanmaz. Gerekirse ICSI yöntemi yani mikroenjeksiyon uygulanır. Embriyologlar bu yöntemde en uygun şekil ve yapıdaki spermleri seçerek  yumurta içine mikroskop altında enjekte eder ve döllenmeyi sağlarlar.

Ancak bunun istisnaları vardır. Bazı özel şekil bozuklukluklarda (globozoospermi gibi) spermin dölleme kabiliyeti yok denecek kadar azdır. Bunlarda tedavi başarısı yok denecek kadar azdır.

Mikro TESE nedir? Nasıl yapılır?

Semen örneğinde hiç sperm bulunmayan erkeklerde sperm elde etmek için genel yada lokal anestezi altında testislere mikroskop altında kesi yapılarak sperm aranması işlemine mikro TESE denir. Bu işlem genelde ürologlar tarafından yapılır. Testisten mikroskop altında damarlara zarar vermeden alınan örnekler incelenerek sperm veya sperm öncüsü üreme hücreleri bulunmaya çalışılır.

TESE (Testiküler sperm ekstraksiyonu) nedir? Nasıl yapılır?

Semen örneğinde hiç sperm bulunmayan erkeklerde sperm elde etmek için genel yada lokal anestezi altında testislere kesi yapılarak sperm aranması işlemine TESE denir. Testislerden alınan dokular işlem esnasında laboratuvarda değerlendirilerek sperm ve sperm öncüsü üreme hücreleri aranır.

PESA (Perkütan epididimal sperm aspirasyonu) nedir? Nasıl yapılır?

Semen örneğinde hiç sperm bulunmayan erkeklerde sperm elde etmek için genel yada lokal anestezi altında yapılan bir işlemdir. Tıkayıcı tipte azospermide, meni azlığında, geriye boşalma (retrograt ejekülasyon) durumunda kullanılan bir yöntemdir. Testislerin üstünde epididim denilen içinde sperm hücresi olan kanallar vardır. İğneyle girilerek bu kanallardan semen örneği aspire edilir ve içinde sperm olup olmadığına bakılır.  

MESA (Mikro epididimal sperm aspirasyonu) nedir? Nasıl yapılır?

Semen örneğinde hiç sperm bulunmayan erkeklerde sperm elde etmek için genel yada lokal anestezi altında testis üzerindeki epididim denilen içinde sperm hücresi olan kanallardan mikrocerrahi yapılarak mikroskopi altında meninin alınması ve sperm içeriği açısından incelenmesidir.

TESA (Testiküler sperm aspirasyonu) nedir? Nasıl yapılır?

Semen örneğinde hiç sperm bulunmayan erkeklerde sperm elde etmek için genel yada lokal anestezi altında testislere kesi yapılmadan direkt olarak iğne batırılıp meninin aspire edilme yöntemidir.

Kadındaki diğer jinekolojik problemler tüp bebek başarısını etkiler mi?

Kadında rahim ve tüpleri etkileyen kronik enfeksiyonlar, özellikle tüplerde şişmeye (hidrosalpinks) neden olmuşsa embriyonun rahme tutunmasını engelleyerek tüp bebek başarısını düşürür.  Bu nedenle enfeksiyonun tedavi edilmesi, şişmiş olan tüp veya tüplerin laparoskopik olarak çıkarılması veya ayrılarak rahimle olan bağlantısının kesilmesi, sonra tüp bebek tedavisine başlanması gereklidir.

Tüp bebek öncesi yumurtalıklarda 4-6 cm’nin üstünde çikolata kisti varsa bu tedavinin başarısını azaltır. Bu nedenle kistin çıkarılması uygun olur. Kist 4 cm’nin altında ise çıkarmaya gerek yoktur.

1 cm’den büyük basit kistler bazen tedavi başarısını azaltabilir. Bu kistler tüp bebek tedavisine başlamadan öncesi iğne ile aspire edilir.

Rahim içi bazı patolojiler tüp bebek başarısını azaltabilir. Özellikle rahim içine yerleşmiş myomlar, polipler veya rahim içi yapışıklık olanlarda gebelik şansı düşüktür. Bu problemi olan hastalarda histeroskopi yapılarak rahim gebeliğe elverişli hale getirilir.

Polikistik over sendromu olan hastalarda yumurtalık rezervi yüksek olduğu için OHSS dediğimiz aşırı uyarılma sendromu ortaya çıkabilir. Bu durumda tüm embriyoların dondurulması ve OHSS düzeldikten sonra transfer edilmesi gebelik şansını arttırır, komplikasyon riskini azaltır.

Kötü yumurtalık cevabı (Poor Responder) nedir?

Yumurtalık rezervi düşük olanlarda, yüksek doz ilaç tedavisine rağmen az yumurta elde edilir. Buna kötü yumurtalık cevabı denir. Kötü yumurtalık cevabı tüp bebek öncesi yapılan ultrason ve hormon testleriyle tahmin edilebilir. AMH hormonunun 1 ng/ml altında olması, FSH’nın 10’un üstünde olması, ultrasonda her iki yumurtalıkta 5’ten az öncü yumurtanın olması, varsa daha önceki tüp bebekte her iki yumurtalıktan 5’ten az yumurta toplanmış olması kötü yumurtalık cevabını gösterir.

Yumurtalık cevabının kötü olmasının nedenleri nelerdir?

Yumurtalık rezervinin düşük olması, erken menopoz, daha önceden yumurtalık cerrahisi geçirmiş olmak, daha önceden bir yumurtalığın alınmış olması, sigara kullanmak, endometriozis varlığı, daha önceden kemoterapi veya ışın tedavisi almış olmak kötü yumurtalık yanıtına neden olabilir.

Tüp bebek tedavisinde rahme kaç embriyo transfer edilir?

35 yaş altındaki kadınlarda ilk 2 tüp bebek denemesinde rahim içerisine 1 embriyo yerleştirilir. Eğer gebelik olmazsa sonraki denemelerde 2 embriyo konulabilir. 35 yaş üstündeki kadınlarda gebelik şansı yaşa bağlı azaldığı için ilk denemeden itibaren 2 embriyo yerleştirilebilir. Şu an için ülkemizde daha fazla sayıda embriyonun transfer edilmesine Sağlık Bakanlığı tarafından izin verilmemektedir.

Stres tüp bebekteki başarıyı etkiler mi?

Aşırı stres, gerginlik vücuttaki stres hormonlarını yükselterek, tedaviyi olumsuz etkileyebilir. Tüp bebek tedavisinde size verilen gebelik oranına göre beklentiniz olmalıdır. Ümidinizi kaybetmemelisiniz ama aşırı beklentiye de girmemelisiniz. Tedavi sonrası gelen negatif gebelik sonucu sizi ve ailenizi olumsuz olarak etkileyebilir. Ama denemeye devam etmeli ve kendinizi tüp bebek tedavisi öncesi gergin hissediyorsanız doktorunuzun onayıyla psikolojik destek almalısınız.

Kanser tedavisi gören kadınlar veya erkekler ileride çocuk sahibi olabilir mi?

Kemoterapi ve radyoterapi kadın ve erkeklerde üreme hücreleri ve üreme organları üzerinde toksik etkiye sahiptir. Bunlar hastanın yaşına, kullanılan ilaçlara, doza, tedavi süresine bağlı olarak değişik düzeylerde üreme potansiyelinde azalmaya ve kısırlığa yol açabilir.

Bu nedenle kanser tedavisi görecek kadınların ve erkeklerin, tedavi başlamadan önce yumurtaları ve spermleri alınıp dondurularak ileride çocuk için uygun koşullar oluştuğunda kullanılmak üzere saklanabilir. Özellikle genç yaştaki kadın ve erkeklerde bu çok önemlidir. Günümüzde kanser tedavisindeki yenilikler ve gelişmeler, sağ kalım oranını %70’lere çıkarmıştır. Erken dönemde kanser tanısının oluşturduğu stres ve panik içinde böyle şeyler çoğu kez göz ardı edilir veya akla gelmez. Ancak bu hastalar için hayatlarının ileri dönemlerinde yuva kurma ve çocuk sahibi olma isteği olduğunda bu durum ciddi bir sorun oluşturur.

Cerrahi müdahaleler, ameliyatlar çocuk sahibi olmaya engel midir?

Eğer cerrahi müdahale üreme organlarını içermiyorsa genelde üremeye dolayısıyla gebeliğe engel olmaz. Ancak rahim, yumurtalık ve tüpleri ilgilendiren ameliyatlar yapılacaksa organlara zarar vermeden, kanlanmasını bozmadan çok hassas davranılarak ameliyat yapılmalıdır. Rahim ve yumurtalıkları alınan bir kadın çocuk sahibi olamaz. Sadece tüplerin alındığı durumlarda tüp bebek yöntemi kullanılarak gebelik sağlanabilir. Yumurtalıklar kısmen alındıysa yine çocuk sahibi olmak mümkündür.

Kanser gibi üreme organların özellikle yumurtalıkların tamamının alınmasını gerektiren durumlarda, rahim korunacaksa cerrahi müdahale öncesinde kadından yumurtaları veya yumurtalık dokusu alınarak dondurulur. Benzer şekilde erkeklerde de sperm hücresi alınarak dondurulabilir. Böylece hastalık atlatıldıktan sonra çocuk sahibi olma şansı kaybedilmemiş olur.

Bekar olup, yakın zamanda evlilik düşünmeyenler yada kariyer vb nedenlerle çocuk sahibi olmayı erteleyen kadınlar  üreme fonksiyonlarını korumak için ne yapabilir?

Bekar olan kadınlarda, yaş ileri veya yumurtalık rezervi düşükse, yakında evlilik planı yoksa hastanın yumurtaları dondurularak saklanabilir. Böyle durumlarda kadının yumurtalık rezervi hem ultrason hem de AMH (Anti Müllerien Hormon) değeri bakılarak belirlenir ve yumurta dondurma işlemi için uygun olup olmadığına karar verilir. Bunun dışında ailesinde erken menopoz hikayesi olan bekar kadınlar da ileride çocuk sahibi olmayı düşünüyorlarsa yumurtalarını dondurabilirler.

Evli olan kadınlarda yumurta dondurması yapılmaz, eşten alınan spermle yumurta birleştirilerek elde edilen embriyolar dondurulur. Embriyo dondurma işlemi,  yumurta dondurma işlemine göre hem daha kolaydır, hem de gebelik elde etme anlamında daha başarılıdır.

Tüp bebek ile ilgili ön görüşmeye giderken yanınızda neler getirmelisiniz?

Tüp bebekle ilgili ön görüşme için giderken daha önce sizden ve eşinizden yapılmış olan tüm test ve tahlilleri (özellikle var ise rahim filmi, sperm analizi, yakın zamanda yapılmış hormon testleri) ve daha önce tedavi aldıysanız bununla ilgili takiplerinizi yanınızda getirmeniz uygun olur. Böylece hem tam bir değerlendirme yapılmış olur hem de benzer tahlillerin tekrar yapılmasına bağlı gereksiz zaman, iş ve para kaybının önüne geçilmiş olur.

Laparoskopi nedir? İnfertilitede neden yapılır?

Laparoskopi ameliyatı, göbekten açılan yaklaşık 1 cm kesiyle girilerek, özel kameralı bir cihaz yardımıyla karın içinin gözlendiği endoskopik bir ameliyattır. İnfertilitede yapılan laparoskopi, üreme organları değerlendirmek içindir. Bazen muayene ve ultrasonda görülmeyen problemler, laparoskopi ile tespit edilebilir. Bunlardan en önemlileri endometriozis, yapışıklıklar ve tüplerden kaynaklanan hastalıklardır.

Endometriozis ve/veya çikolata kisti olan hastalarda, laparoskopi ile lezyonların temizlenmesi-yapışıklıkların açılması gebelik oranlarını ve tüp bebek başarısını arttırır. Tüplerle ilgili sorun olan hastalarda, özellikle tüpleri tıkalı olan ve sıvı biriken (hidrosalpenks) olan hastalarda laparoskopiyle tüplerin açılması, açılmayacak gibiyse alınması veya rahimden ayrılması tüp bebek başarısını arttırır. 

ROSİ (round spermatid injection) tedavisi nedir?

Menide hiç sperm olmayan azospermik erkeklerin bazılarında testisten alınan örneklerde olgun sperm bulunmaz. Sperm öncüsü yuvarlak, kuyruğu olmayan spermatid hücreleri bulunur. Bunlar henüz olgunlaşmamış, dölleme kabiliyeti olmayan sperm hücreleridir. ROSI, tam olarak gelişmemiş, olgunlaşmamış bu sperm hücrelerinin bulunmasını ve bunların doğrudan yumurtaya enjekte edilmesini kapsar.

ROSİ uygulaması kimlere yapılır?

Azospermi tanısı olan, menide olgun sperm hücresi bulunmayan kişilerde ROSI tekniği uygulanır.

ROSİ tekniğinin başarısı ne kadardır?

Eskinden azospermisi olup, TESE’de olgun sperm elde edilemeyen, sadece yuvarlak spermatid bulunan hastalarda gebelik oranı neredeyse sıfırdı. Tedavi imkanı yoktu. Yeni bulunan ROSİ tekniği bu hastalar için ümit olmuştur. ROSİ’nin gebelik elde etme başarısı %10-16 civarındadır.

İslam dininde tüp bebek tedavisi caiz midir?

Diyanet işleri başkanlığının açıklamalarına göre ister kadın ister erkekteki bir sorun nedeniyle, normal yollarla gebe kalamayan nikahlı çiftlerde tüp bebek uygulaması caİzdir. Burada dikkat edilecek hususlar şunlardır:

*Döllenmede kullanılacak yumurta ve spermlerin her ikisinin de nikâhlı eşlere ait olması, yani bunlardan herhangi birisinin yabancıya ait olmaması;
*Döllenmiş olan yumurtanın, yani embriyonun başka bir kadının rahmine değil de yumurtanın sahibi olan eşin rahmine yerleştirilmesi;
*Bu işlemin, gerek anne-babanın gerek doğacak çocuğun maddi, ruhi ve akli sağlığı üzerinde olumsuz bir etkisinin olmayacağının tıbben sabit olması şartıyla, tüp bebek yöntemine başvurmakta bir sakınca yoktur.
Başka kadının yumurtası veya kocası dışında yabancı bir erkekten alınan sperm ile bir kadının gebeliğinin sağlanması ise caiz değildir.

Tüp bebek fiyatları neden pahalıdır?

Tüp bebek fiyatları ülkemizde yüksek olmakla birlikte yabancı ülkelerle kıyaslandığında oldukça ekonomiktir. Ankara ilinde tüp bebek fiyatlarını etkileyen en önemli faktörler kullanılan malzemelerin ithal ve pahalı olmasıdır. Yine tüp bebek merkezi kurulumundaki maliyetler oldukça yüksektir. Bütün bunlar tüp bebek fiyatlarının yükselmesine neden olmaktadır. Ankara tüp bebek fiyatları detayları için bizi arayınız.

Aşılama Tedavisi

AŞILAMA TEDAVİSİ

Aşılama Tedavisi hakkında tüm merak ettiğiniz sorulara buradan ulaşabilirsiniz.

Miyom Tedavisi

MİYOM TEDAVİSİ

Miyom Tedavisi hakkında tüm merak ettiğiniz sorulara buradan ulaşabilirsiniz.